ana sayfa > Hikayeler, Kişisel Gelişim, YAZILAR > Aptal Puma Sendromu

Aptal Puma Sendromu

Cumartesi, 06 Ağu 2011 yorum ekle yorumlara git

Pumayı bilirsiniz. Hani vahşi kedilerin uzak atalarından.

Yaklaşık iki metre uzunluğundaki benekli yırtıcı.

Birçok özelliği ile ünlüdür bu ormanların harika kedisi.

Ama en çok ta hızlı ve kıvrak koşusu ile tanınır.

Avının peşine düştüğü andan itibaren giderek hızlanan

ve vücudunun tüm eklem ve kaslarını ortaya koyan hareketlerini

seyretmek bir zevktir.

Bu ölüm koşusu bazen pumanın ,

bazen ise hayatı için koşan kurbanın zaferi ile sonuçlanır.

Peki bir puma avının peşinden ne kadar koşar?

İşte ormanların vahşi avcısını uygarlıkların kurucusu insan’a

örnek yapacak olanda pumanın bu özelliğidir.

Puma avının peşinden sürdürdüğü “ölüm koşusunu”

her zaman avının cüssesine göre ayarlar.

Yani bir ceylan ele geçirmek için koştuğu süre ile,

bir tavşanın peşinden geçirdiği süre asla aynı değildir.

Çünkü puma akıllı bir hayvandır ve koşarken harcadığı enerji miktarı,

avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda puma koşmaktan vazgeçer.

Yenilgiyi kabul edip başka av arar.

Bu nedenle ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar.

İşte “aptal puma sendromu” bunun tersini yapan

insanların ruh halini ifade etmek için,

yani bir tavşanın peşinden yıllarca koşan ,

 sonra da yakaladığı avı bir öğünde bitiren

akılsızlar için kullanılır.

 

Başarının sırrı pumalıktan,

 yani harcanan emek,

Ulaşılan sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi saptamaktan geçiyor.

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someoneShare on Google+0
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok